




|
||
| YAPARSA AK PARTİ YAPAR | ||
| Bu da AKP İşi ‘İhtiyaç Fazlası’ (Bir tarafta kupon arazi bir tarafta hurda araç) YAPARSA AKP YAPAR ! | ||
| SİYASET Haberi | ||
![]() |
||
İktidarın Çifte Standardı: “Hurda araç da ihtiyaç fazlası, kupon arazi de… “
Bakırlıoğlu, bir yanda hurda durumdaki araçların ‘ihtiyaç fazlası’ denilerek satışa çıkarıldığını, diğer yanda ise devletin en değerli arazilerinin aynı gerekçeyle elden çıkarıldığını belirterek, “Tasarruf tedbirleri kapsamında araçları satacağız dediler.
Nerede hurda araç varsa, kullanılamayacak durumda olan ne varsa “ihtiyaç fazlası” diyerek satışa çıkardılar. Aralarında bir tane bile makam aracı yok. Öte yandan şimdi TBMM’de yeni bir kanun teklifi görüşülüyor. Bu teklifin 11. Maddesine göre Özelleştirme İdaresi eliyle bu sefer ‘ihtiyaç fazlası’ kamu arazileri satışa çıkarılacak. Ama arazilerin listesine baktığımızda ‘ihtiyaç fazlası’ olarak atıl yerler değil; en değerli kupon araziler çıkıyor. Elde edilecek gelirle de kurumların kendilerine yeni binalar yapmasının da önü açılıyor. Yani tasarruf tedbirleri de delinmiş oluyor; tedbirlerin arkasından dolanılıyor.
Bu nasıl tasarruf?
Bu yurttaşın alın terine göz dikmek, kamunun mallarını peşkeş çekmektir ” dedi.
Ama siz ne yapıyorsunuz? Hurda araçları ‘yük’ görüyorsunuz, ama milyonluk makam araçlarından tek bir adım geri atmıyorsunuz. Hazine ve Maliye Bakanlığı’” ifadelerini kullandı. Kupon araziler ‘ihtiyaç fazlası’ oldu! Asıl büyük tehlikenin kamu arazilerinde yaşandığını vurgulayan Bakırlıoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan kanunun içindeki 11. Maddesinde yer alan, özellikle kıyı bölgeleri ve rant değeri yüksek alanların Özelleştirme İdaresi eliyle satışına işaret ederek şunları söyledi: “Devletin en kıymetli, en stratejik, halkın ortak malı olan kupon arazilerini de ‘ihtiyaç fazlası’ diye satışa çıkarıyorsunuz. Bu araziler ihtiyaç fazlası değil, bu milletin geleceğidir! Bir yanda hurda araçları elden çıkarıyormuş gibi tasarruf görüntüsü veriyorsunuz, diğer yanda milyarlarca liralık kamu varlıklarını peşkeş çekiyorsunuz. Bugün Türkiye’de ‘tasarruf’ adı altında yürütülen politikalar maalesef gerçeği yansıtmıyor. Elinizde çalışmayan, motoru dağılmış, sanayiden çıkamayacak hale gelmiş araçlar var. Lüks makam araçlarınız ihtiyaç fazlası olarak görmüyor, bu hurdaları ihtiyaç fazlası sayıyorsunuz. Peki soruyorum: Bu araçlar zaten kamuya yük haline gelmiş, kullanılamaz hale gelmiş. Bunları Bugün kamu kurumlarının önüne gidin bakın; milyonlarca liralık makam araçları, israfın sembolü haline
Bu nasıl bir anlayıştır?
Bir tarafta hurda araçları ihtiyaç fazlası gösterip ‘bakın tasarruf yapıyoruz’ diyorsunuz, diğer tarafta milyarlarca liralık kamu varlığını sessiz sedasız bir şekilde elden çıkartmanın peşine düşüyorsunuz.
Bu açıkça bir varlık transferidir. Üstelik bu satışların nasıl yapıldığı da ayrı bir sorun. Şeffaflık yok, planlama yok, kamu yararı yok. Kim alıyor, hangi şartlarda alıyor, yurttaş bilmiyor. Biz buna karşıyız. Kamu kurumları iş araca gelince ne kadar hurda varsa satılsın diye Özelleştirme İdaresi’ne bildiriyor ama iş ihtiyaç fazlası
Ayrıca bu yerleri neden Özelleştirme İdaresi satıyor? Yani geçmişe bakmış olduğumuz zaman Özelleştirme İdaresinin performansı ortada, yapmış olduğu özelleştirmeler ortada. TÜRK TELEKOM ve, TEKEL'in alkol bölümünün özelleştirilmesine bakın.
|
||
|
||
| Etiketler: YAPARSA, , AK, PARTİ, YAPAR, |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.